YETMİŞLİK KOMUTAN


Esma YILMAZ

Esma YILMAZ

Okunma 10 Mayıs 2017, 19:25

“Akka’da durdurulmasaydım, bütün Doğu’yu ele geçirebilirdim!..”

Bu söz, Fransızlar’ın ünlü başkomutanı ve tarihin en önemli şahsiyetlerinden biri kabul edilen Napolyan’a ait. Napolyon’un Doğu hakimiyeti hayali küçük bir Osmanlı kasabası önünde yok olup gitti. Bugün İsrail sınırları içinde bulunan Akka kasabası önünde. Kasabayı savunan komutan yetmişlik bir ihtiyar: Cezzar Ahmed Paşa. Ve Batılı tarihçilerin söz etmekten pek hoşlanmadığı bir hezimet. Napolyon’u bilmeyen yok. Ama Cezzar Ahmed Paşa ismini kaç kişi biliyor?

Fransız kralı Napolyon’a karşı Akka kalesini başarı ile savunan büyük Türk kumandanı.

İstanbul’a gelerek Hekimoğlu Ali Paşa’nın hizmet ve himayesine girmiş, Ali Paşa’nın vali olarak ikinci defa Mısır’a tayin edilmesiyle yanına gitmişti. Genç Ahmed’in zeka ve becerikliliği kadar cesaretini de takdir eden Hekimoğlu Ali Paşa, valilikten azledilince, onu Kahire sancak mutasarrıfı meşhur Ali Bey’in kölesi olan Abdullah Bey’in hizmetine verdi.

Ahmed, senelerce Kölemenler arasında kalarak, onların mücadele usüllerini ve hayat tarzlarını dikkatle takib etti. Kabiliyetini sezen Kölemen beyleri, kendisine sancak beyliği vermeyi kararlaştırdılar. Bu sırada Abdullah Bey, Buhayre aşireti ile çarpışırken esir edilerek öldürülünce, Ahmed yine Ali Bey’in kölelerinden Zulfikar’ın yanına gitti . Bir müddet sonra , Zülfikar Bey onun Bahire sancakbeyliğine getirilmesini sağladı . Ahmed Bey bu göreve gelince, Abdullah Bey’in intikamını almak için, adamlarıyla Buhayre aşiretini basarak, yetmişden fazla adam öldürdü. Kölemenler, Ahmed’in bu halini işittikleri zaman ona, deve kasabı anlamında Cezzâr dediler.

Cezzar Ahmed Bey’in şöhreti bu hadiseden sonra her tarafta duyulmaya başladı. Bu sırada Ali Bey, Osmanlı Devleti’ne karşı isyan edince, onun yanında kalmayı uygun görmeyen Cezzar Ahmed Bey, Mısır’ı terkederek Şam valisi Osman Paşa’nın hizmetine girdi.

 Cezzar Ahmed Paşa 1780’de emir-ül-haclık vazifesiyle Şam eyaletine tayin olundu. Gerek Sayda ve gerek  Şam valiliği sırasında, Akka kalesinde oturdu. Burada kuvvetli bir ordu kurdu ve küçük bir donanma yaptırarak hakimiyetini devam ettirdi.

Fransız ordusu Memlük Beyleri’nin nüfuzunu sona erdirmek maksadıyla Akka’ya gelmişti. Fransa’nın gözü Mısır’da idi. Fransız hükümetleri Ortadoğu’ya hakimiyetin Mısır’da kurulacak bir koloni ile gerçekleşeceğinin farkında olarak, uygun ortam kolluyorlardı. Osmanlı yönetiminde görülen bozukluklar, idarenin Mısır halkını ve Memlük beylerini küstürmeleri bu fırsatı doğurmuş gibiydi.

Napolyon Mısır topraklarına ayak bastığında siyasi kurnazlığını göstererek, Türkleri hedef almadan, İstanbul yönetimine kırgın ve hatta kafa tutan Memlük Beyleri’ne yöneldi. Böl-parçala-yut taktiği uyguluyordu. Önce İskenderiye sonra Kahire’yi ele geçirdi. Kurduğu sivil yönetim, iyi hükümetin bir örneğini oluşturuyordu. Mısır’da yüzyıllardan beri bu kadar iyi yönetim görülmüş değildi. Savaşa rağmen, sulama projelerine başlandı, yeni değirmenler, hastahaneler yapıldı, piyasalarda durum düzeldi ve vergi toplanması iyileştirildi. 

Napolyon 19 Martta, Filistin’in kuzeyinde çok stratejik bir konumu olan Akka Kalesi önüne geldi.

Napolyon’un Akka muhasarası 18 Mart Pazartesi günü başladı. Filistin’in kuzeyinde küçük bir liman olan Akka, padişah tarafından vezirlik rütbesi de verilmiş olan Cezzar Ahmed Paşa adlı yetmişlik bir komutan tarafından müdafaa edilmektedir ve hayatının elli yılından fazlasını savaş meydanlarında geçirmiştir.
    
Bir İhtiyarla Savaşmak

Mısır ve Filistin’i kolaylıkla zapteden Napolyon, Akka Kalesi’nin de bir-iki gün içinde düşeceğini hayal etmiş ve Cezzar Ahmed Paşa’ya şu mektubu yazmıştı:

“İşte kalenin duvarları önüne geldim. Bir ihtiyarın geri kalmış birkaç günlük ömrünü almak bana birşey kazandırmaz. Seninle savaşmak istemiyorum. Benimle dost ol ve kaleyi teslim et!..”

Cezzar Ahmed Paşa’nın bu mektuba verdiği cevap şudur:

“Hamdolsun gücümüz yetiyor ve elimiz silah tutuyor. Geri kalmış birkaç günlük ömrümüzü de, küffar ile cenklerde geçiririz!”

Ünlü Fransız generali Paşa’nın bu cevabını okuyunca etrafındakilere: “Anlaşıldı, bu ihtiyar bizim birkaç günümüzü heba edecek ama merak etmeyin, iki gün sonra şehrin ortasındayız.” demiş ve bu hayal ile 19 mart günü savaş başlamıştır.

Napolyon’un Akka muhasarası tam altmışdört gün devam eder. Her gün biraz daha artan baskı hiç bir netice vermez, Fransızlar’ın her hücumu püskürtülür ve ağır kayıplar verdirilir.

Yenilmez ünvanı taşıyan Napolyon, kale müdafilerinin akıllara durgunluk veren kahramanlığı karşısında şaşırıp kalmıştır. İki gün içinde şehrin ortasında olacağı hayaliyle saldırıya girişen mağrur general, ummadığı bu durum karşısında yeni bir arayışla yüksek rütbeli bir subayını kaleye gönderir ve direnmenin netice vermeyeceğini, şehir teslim edilirse Paşa’nın ordusu ve ağırlıklarıyla beraber istediği yere gitmesine güya müsaade edeceğini bildirir. Ama Cezzar Ahmed Paşa’dan aldığı cevap şudur:

“Devlet bizi bu kaleyi teslim etmek için vezir yapmadı. Ben Cezzar Ahmed Paşa, şehitlik mertebesine ulaşmadan bir karış toprak vermem!..”

Paşa’nın bu cevabı Napolyon’u çileden çıkarır. Yaptığı yeni planlarla topçularına gece-gündüz Akka Kalesi’ni dövdürür. Ne var ki, açılan gediklerden şehre girebilenler Osmanlı süngüsü ile yok edilirler. Bu müthiş hezimetle “kader beni bir ihtiyarın oyuncağı yaptı!” diye  haykıran yenilmez ünvanlı Napolyon, gece bile meşaleler ışığında Akka’ya hücum eder. Cezzar Ahmed Paşa ise, askerlerinin başında bir delikanlı gibi kılıç sallamakta ve saldırganlara göz açtırmamaktadır.

Akka kuşatmasında ordusunun yarısını kaybeden Napolyon, nihayet 21 Mayıs’ta geri çekilmeye karar verir ve  Kahire’ye geri döner.

Cezzar Ahmed Paşa’nın karşısında hayatının  ilk yenilgisini yaşar Napolyon .

Napolyon, 25 Temmuz 1799’de iki gemiyle gizlice Mısır’dan kaçarken, ordusunu Mısır’da bırakmış bir başkomutan olarak ve hayatının en büyük dersini Osmanlı’dan almış olarak acılar içindedir.

Tarih, Napolyon Bonapart’ın şu sözünü kaydediyor:

“Akka’da durdurulmasaydım, bütün Doğu’yu ele geçirebilirdim!”

Ve Napolyon bir daha Osmanlılar’a karşı savaşmadı. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.