Ümmet Vahiy ile dirilir


Cemal ALATAŞ

Cemal ALATAŞ

Okunma 20 Eylül 2017, 10:27

Daha da yalnız kalacağız! İnsanlar problem esnasındaki tavırları ile tanınır; yani nasıl bir duruş ve tepki ortaya koyacak (inanç kişilik karakter vs. gibi )o zaman belli olur. Uzun zaman ve sürekli birlikteliklerle insan asla tanınmaz. Islam aleminde  de bu yüzyıldaki problemlerde nasıl bir yol izleyip ve tavır alacak merak eder dururdum hep, tabii ki bildiğim duyduğum çok şey var amma beni mutmain etmedi.Derken Arakan olayı patlak verdi kendime söz verdim;bu meselede her yönüyle ciddi bir araştırma yapacağım. Baya bir uğraşıdan sonra şunu anladım; Türkiye ne zaman İslam aleminin bir sorununu gündeme getirse hep yalnız kalıyor ve daha da kalacak, çünkü  Müslüman liderler ve Müslüman ülkeler birbirinden uzak ve duyarlı insanlar değiller. Sanki ayrı dine mensupmuş gibi.. Ben meselenin siyasi boyutunu da konuşmuyorum .Islam aleminin hassasiyeti bitmiş dibe vurmuş,hatta çukur olmuş.Lider denilenler de korkudan konuşmaktan dahi çekinen korkaklar olmuşlar .Yaptıkları  toplantılar bir işe yaramadığı gibi  adettendir diye göstermelik bir unsurdan ileri gitmemektedir! Peki ne olacak bundan sonraki süreçte, Müslümanlar bir hiç mi?! Hep Türkiye mi konuşacak, çözüm ne?! Ben diyorum ki; bizler büyük düşünelim ve vahyi (Kur'an ve sünneti) öğrenelim ve yaşayalım ki Allah'ın yardımını hak edelim. Değerli okuyucularım Kur'an-ı Kerim'deki kıssaları okuyalım,araştırma ve bu kıssalardan not tutalım aynı şekilde sünnetteki kıssaların üzerinde durarak hangi ortam ve şartlarda Peygamber nasıl hareket etti,  bunlardan ders alıp amel edelim. Eğer topraklarımıza hakim olacaksak ve İslam alemine yol göstereceksek, gayemiz bu ise bakın Rabbimiz Nur suresi 55.ayetinde ne diyor;  "Allah, sizlerden iman edip salih amelde bulunanlara, kendilerinden öncekileri sahip ve hakim kıldığı gibi onları da yeryüzüne sahip ve hakim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm'ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve (geçirdikleri) korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağını vâdetti. Çünkü onlar bana kulluk ederler; hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte bunlar asıl büyük günahkârlardır."  Yani, Allah hakimiyeti şarta bağlanmış iman ve salih amel. Bu konuda vahiyde birçok ayet ve hadis var. Vahiyden başka yolu yok ancak bu şekilde zinde kalırız. Mesela ihtilaf mı oldu hemen vahiyle çözeceğiz. Bakın Rabbimiz  Nisa suresi 59. Ayette şöyle buyuruyor: " İman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah'a ve Resûl'e götürün (onların talimatına göre halledin)" bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir. İmanlı ve zinde toplum her meseleyi vahiye götüren toplumdur. Nebi Aleyhisselam buyurdu ki; "Ben size iki şey bırakıyorum Allah'ın kitabı ve benim sünnetim bunlara tutundukça sapıtmazsınız" ! Yani Müslüman olmanın şartı şudur, her meselende vahiye gideceksin çünkü o tamamlayıcıdır. Rabbimiz bakın ne dedi: "Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.(Enam suresi,59) "Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır." (Enam suresi,38) Başka söze ne hacet,her şey açık ve net anlaşılıyor ki  meselelerde sahabe tabiin ulemanın kavillerine daha değinmedik. Dinimizde sorun çözmede -elhamdülillah- malumat çok. Peki Müslümanlar  problem anında neden vahiye gitmez? Bu sorunun kapsamı çok geniş. Bunun içine devlet idarecilerinden başlayıp en küçük toplum olan aile ve aile reisi de fertleri de girer. Yani her Müslüman insan konumu ne olursa olsun vahi kapsamındadır, sorunlarını burada çözmek zorundadır! Peki tekrar ediyorum neden vahiye hayır diyorlar?  Kuran ve sünnet yetersiz mi? Allah azza ve Celle (haşa) bize,  yetersiz vahiy mi gönderdi? Peygamber mi hatalı,yetersiz mi? Çağın şartlarına uymuyor mu ? Neden? Bu soru üzerinde duralım ve düşünelim. Belki çok tekrar ettim ama bu çok önemli  Allah'a ve Resulüne niye hayır !? Kendisine Müslümanım diyen ülkeler aralarındaki problemleri neden Kur'an'a ve sünnete götürmez ki? Hükümler açık net anlatılmış. İnsanın aklına şu geliyor; Ya bunlar İslam'ı bilmiyorlar ya da Müslümanları kandırıyorlar ya da Müslüman değiller? Nisa suresi 65. ayette şöyle buyrulmuş ; "Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar. " Bu benzeri ayet ve hadisleri çoğaltmak mümkün. Özellikle Nisa suresi 65.ayete  çok dikkat edelim, sahabe meseleyi Allah'a ve Resulü'ne götürmüş hükmün rızalığında acabalar yaniler olunca Rabbimiz hükme razı olmazsınız iman etmiş olamazsınız, diyor. Yani adamlar meseleyi Allah'a ve Resulü'ne götürmüşler hükümde sıkıntı yok, kimse inkar etmedi. öncelik suyu kullanma sen ben kavgası olunca Rabbimiz tehtid ediyor .peki biz meseleleri Allah'a ve Resulü'ne daha götürmedik ki götürenler bu haldeyse götürmeyenlerin durumu ne olacak acaba?! Lütfen Nisa suresi 65.ayeti birkaç kez okuyalım. Mesele çok çok mühim. Bir önemli nokta daha;  İslam'da hükmü belli olan meseleler (gerek hüküm gerek ameli ) amel etmeyenler ne olacak ?Bu tip soruları çoğaltabiliriz. Yazıma son verirken şu önemli noktayı ısrarla tekrar ediyorum vahiy ile hemhal olmamız lazım (Kur'an ve sünnet ) ve problemlerimizi vahiylerin hakemliğinde çözebilmeyi, vahiylerin Allah'ın emirleri olduğunu unutmamamız lazım. Bu yazıda özelikle Müslüman ülke ve bireylerin sorunlarına dikkat çekmek istiyorum.  Yazımızın ikincisi de bu meseleyle alakalı   olacaktır inşallah . Allah'a emanet olun.

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhammet cobur - 3 ay önce
Yüreğine sağlık cemal abi
Avatar
Hamza - 3 ay önce
Allah razı olsun eline sağlık