IKBY REFERANDUMU


Yasin CEBECİ

Yasin CEBECİ

Okunma 25 Eylül 2017, 14:51

Bilindiği gibi bugün Irak Kürdistan bölgesi yönetimi, Mesut Barzani liderliğinde bağımsızlık referandumu yapılmakta. Esasen bu kesin bir sonuç almak için yapılan bir eylem değil, dünya kamuoyunun nabzını ölçmek ve daha sonra uygulanacak politikaların temellerini belirlemek ve bu politikaların kabulünü sağlamak için gerekli referansı elde etmektir. Bu referandum lambadan cinin çıkmasını sağlayacak ve diğer çevre ülkelerin iç dinamiklerini bozacak, ve oralarda yerleşik Kürt nüfusunun yönlendirilmesini sağlayacak bir araç olacaktır.

Peki, bu referandumun amacı gerçekten Kürtlerin haklarını savunmak için yapılmış masum bir hareket midir gerçekten? Arka plana baktığımızda referandumu açıktan destekleyen İsrail’in politikalarını incelemek gerekiyor. Bu referandumun Mesut Barzani’nin kişisel kararı olduğunu düşünmek oldukça saflık olacaktır. Yalandan da olsa batı dünyasının yapılmasını istemediklerini açıkça belirttikleri, Rusya’nın desteğini açıklamadığı bir eylemi kendi kararıyla yapması imkânsızdır.

Burada İsrail’in isteğinin ne olduğunu anlamalıyız öncelikle. İsrail, orta doğuda kendisi dışında Arap menşeli olmayan, Araplara karşı kendisiyle kesin surette ittifak yapacak, kolayca yönlendirebileceği bir egemen güç istemektedir. Ayrıca bu egemen güç kendisi için müthiş bir pazar olacaktır. Mallarını kayıtsız şartsız satabilecektir. Zaten orta doğunun savaş halinde olması, etkinliği 15-20 sende bitecek olan petrol için değil, oradaki pazarın bu süreçten sonra kimin tarafından yönetileceği ile alakalıdır.

Yukarıda sorduğumuz Kürtlerin haklarının savunulması ile alakalı insani bir durum olsaydı, İsrail’in öncelikle bu hakkı birçok devlet tarafından tanınan –ki bunların arasında Avrupa devletleri de var- Filistin devletine bu hakkı vermesi gerekmez miydi?

Kaldı ki, birinci dünya savaşı sonrası, petrol üretimine paralel olarak çizilmiş orta doğu haritasının, yeniçağda sömürülecek bir pazar mantığına dönüştüğünün en sağlam göstergesi bu referandum için kullanılan haritaların diğer komşu ülkelerinin topraklarını da içermesi olacaktır. Halbuki, Türkiye ve İran’da yerleşik Kürt nüfuslarının demografik açıdan orta doğudaki Kürt nüfusundan çok farklı olmasına rağmen, bu haritaların zorla kabul ettirilmeye çalışılması, arka planda referandum amacının insani değil, kirli politikaların ürünü olduğunu gösterir. Görünen o ki, kabak yine Kürt insanının başına patlayacaktır. Özellikle, Barzani dışında Kürtlerin temsilcisi olduğunu iddia eden örgütlerle girilecek olan güç kavgası ciddi insan kayıplarına sebep olacaktır.
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.